stokçuluk yapmak suç mu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
stokçuluk yapmak suç mu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2022 Salı

Ülkemiz üzerinde planlar neler olabilir, Stokçuluk yapmak

   3 aydır dünya çapında Ülkemiz için gözlem yaptığımız durumlar vardı, onları toparlayıp detaylı bir analiz yazısı olarak yazmaya karar verdik. Yazımıza geçmeden önce, daha evvel yazdığımız 2 tane yazımızı hatırlatmak istedik. Bu yazıları okursanız, şu an yazacağımız yazının vereceği mesajlar, daha kuvvetli olacaktır.

Bu yazılarımız şöyledir;

1) Amerika Başkanı Biden'ın seçimden önce söylediği sözler ile alakalı olan ''Dolar, Stokçuluk ve Arka Perdedeki Planlar'' isimli yazımız, 12 ay önce yazmıştık. Yazımızı okumak için bu linkimizi tıklayıp okuyabilirsiniz. Ayrıca stokçuluk haram mıdır diye soru soranlar oluyor, cevabı bu yazımızda vardır.

2) Çürütülen Soğanlar üzerinden Stokçuluk ile ilgili analiz yazımızı, 7 ay önce yazmıştık. Bu yazımızı da okumak için linkimize bakıp okuyabilirsiniz. Ayrıca stok yapmak ile stokçuluğu birbiri ile karıştırmayalım. Bir ürünü stok yapabilirsiniz ama ürünü stok yapıp halktan gizleyip, sonrada fiyatının aşırı zamlanmasını yapamazsınız. 

   Bu iki yazımızı okuduğunuza göre şimdi yeni yazımızı yazmaya başlayabiliriz. Yeni yazımızı farklı bir bakış açısı ile yazmayı düşünüyoruz, yani ülkemiz üzerine küresel dış güçler senaryolar yapmışsa ''neler planlamış'' olabilirler? Bunları düşünerek yazımızı yazacağız.

Marketler Zamlar
Market Zamlar Fabrika

   Önce kendimizi onların yerine koyup, biraz empati yapalım. Planlarında neler var ve neler düşünmüş olabilirler? Bir bakıma onlar gibi düşünüp aklımıza yatanları maddeler halinde sıralayıp, yazmaya başlamak istiyoruz. O zaman haydi başlayalım, onların olası senaryosunu.

  Senaryo Planları Neler Olabilir? (olası bir varsayım yazalım)

- Önce ülkenin önündeki 1 yıldaki planlarına ve ülkede neler olacaklarına bakarlar.

- Amerika Başkanı Biden göreve gelmeden önce bazı planlardan bahsetmişti, onları tekrar incelerler.

- Bu inceleme sonucunda önümüzdeki 1 yıl içinde seçim olduğunu görürler.

- Bu seçim üzerine yoğun çalışma ve analizler yaparlar.

- Hükümete nasıl oy kaybettiririz, onun derinlemesine analizini çıkartırlar.

- Türkiye'yi en kolay ekonomi, göçmenler ve terör faaliyetleri ile sıkıştırmak için plan yaparlar.

- Terör faaliyetlerinin artık zor olduğunu gördükleri için bu yola nadir olsa da başvururlar.

- Göçmenler üzerine çalışmaları yoğunlaştırırlar.

- Bu göçmenlerden bazılarını ayarlayıp, onları Türkiye Devleti'ne karşı hareketlerde bulundururlar.

- Ekonomi üzerine büyük çalışma planı yaparlar. Bu yol onlar için en etkili yol diye düşünürler. Şimdi bu ekonomi ile ilgili planlarını, alt başlıkta toplayıp yazalım.

  Onların Ekonomi Planları neler olabilir?

- İnsanların rahat yaşayabilmeleri için devamlı para kazanması gerekir diye düşünürler.

- Para kazanan insanların bunu rahatça harcaması için şunları isterler;

  a) Alacağı ürünleri kolay bulmalı, yani tedarikinde sorun yaşamamalı.

  b) Uygun fiyatlı, yani ucuz olmalı.

- Eğer insanlar devamlı para kazanamazsa, ürün tedarikinde sorun olursa ve fiyatlar ucuz olmazsa (3 durum), milleti Türkiye Devleti'ne karşı soğutabilirler. Bunu da seçimlerde sandıklara yansıtmak için çalışırlar.

- Bu 3 durumun olması için farklı planlar yapılır, nasıl mı?

- Önce fabrikaların yurt dışındaki müşterilerine baskılar yaparak siparişlerde azaltma yaptırabilirler.

- Bu sipariş azaltma planları az gelirse, sipariş iptalleri yaptırırlar.

- Yani fabrikaların siparişleri azalacağı için, yarı kapalı gibiymiş gibi çalıştırırlar.

- Hatta bazı fabrikaları 1-2 ay sipariş yokluğundan dolayı kapattırmak.

- Böylece fabrikalarda insanların işini kaybetmesini sağlarlar.

- Amaçları çalışan insanları tedirgin ettirmek ve hükümetten soğutmak.

- Sonradan meyvelerini almak için (işçi çıkartmaları) beklemeye başlarlar.

- Market ve pazarlarda sebze ve meyve fiyatlarının çok zamlanması için, özel çalışmalar yaparlar.

- Sebze ve meyveleri birilerine toplatıp yarısını çöpe attırarak, fiyatların yükselmesine sebep olurlar.

- Bu çöpe giden ürünlerin zararlarını karşılarlar (kaz gelen yerden, tavuk esirgenmez misali).

- Marketlerde ürünlere aşırı zamlar yaptırtarak, milletin bıkmasını sağlarlar.

- Marketlerdeki bu aşırı zamlarla milleti marketlerden soğutup, marketlerin işlerini azaltmak.

- İşleri azalan marketlerin bunu ''sebep göstererek'' personel çıkarmalarına sebep olmak.

- Böylece marketlerden insanları işten çıkarttırarak, (işsizlik) devlete karşı soğutmak.

- Marketlerdeki tedarik zincirini kırmaya çalışarak insanların ürünlere ulaşmasını zorlaştırmak.

- Tedarik zinciri kırılabilirse, milleti tedirgin ettirmek.

- Bu planları kış aylarında yapıp seçime 3-4 ay kala, yani bahar aylarında meyveleri almayı beklerler (ekonomik sıkıntılar, ürünlerde aşırı artışlar ve işsizlik artışı).

   Küresel dış güçler böyle düşünerek, bu tarz senaryolar planlamış olabilirler. Eğer böyle bir senaryoları varsa, Ülkemiz bunlara karşı nasıl karşı bir plan yapabilir, şimdi onları yazalım.

  Devletimizin Karşı Planları Neler Olabilir? Önerilerimiz

   Fabrikalar üzerine yazdığımız planlara karşılık, başta Ticaret Bakanlığı sonra Dışişleri Bakanlığı nezdinde gerekli takipler yapılmalıdır. Eğer böyle bir plan izleri görülürse, gereken hamleler yapılmalıdır. Hiç bir güç ülkemiz üzerine plan yapamamalıdır, ülkemiz için ihracat çok önemlidir.

  Stokçuluğa Karşı Çözüm Önerileri Neler Olabilir 

   Bu konuda daha önceki 2 yazımızda öneriler yazmıştık. Şimdi hepsini bir araya toplayıp, yenileri ile beraber yazmaya başlayalım.

- Fiyatları aşırı artan tüm ürünler için fabrika çıkışında SABİT ETİKET uygulamasına geçilmeli.

- Bu ürünler perakende satışı bitene kadar değiştirilmemeli.

- Stokçuluk yapanlara 5 yıla kadar hapis cezası olmalı.

- Sabit etiket uygulamasına geçilir ve bu etiketleri değiştiren olursa, 10 yıl hapis cezası olmalı.

- Aşırı zam yapanların mal varlığına Devlet olarak el koyma veya kayyum atama.

- Ticaretten 5 yıl men cezası.

- Başta 1 hafta olmak üzere dükkan kapatma cezası. Tekrarında 2 hafta ve 1 ay olmalı.

- Fiyatları aşırı artan tüm ürünler  için ihracatına sadece % 50 oranında izin verilmeli.

- Eğer bir ürün yurt içine o an yetmiyorsa, 3 veya 6 aylık olmak üzere tamamen ihracata kapatılmalıdır.

- Market veya toptancıların AŞIRI STOK yapması önlenmeli, online takip ile.

- Büyük marketler ürünleri alırken araya başka şirketleri almamalıdır, (kendileri ile direkt olmayıp, dolaylı bağlantısı olan) direkt fabrikalardan almalıdır ve devletimizde bunu online takip etmelidir.

- Marketlere giren ürünler belli bir kâr oranı ile bitene kadar aynı fiyatla satılmalıdır.

- Marketler normalde gıda ve temizlik ürünleri satardı. Dolayısı ile ciroları az olurdu ama şimdi nerdeyse her ürünü satıyorlar. Yani beyaz eşya + giyim + züccaciye ..vs..hatta tekne bile sattılar. O yüzden bu ürünlerden yapılan cirolar çok olduğu için gıda ve temizlik ürünlerinde rekabet yapmıyorlar. Bu rekabeti sağlamak için marketler, sadece giyim ve temizlik ürünleri satmalıdırlar.

   Yazdığımız bu öneriler harf sayısına bakılmadan (3,4,5,6,7,8,9,10,11,12) tüm marketler için yapılmalıdır. Sadece marketler değil piyasada hangi ürünün fiyatı çok artıyorsa, onlara da benzer önerilerle gereken neyse yapılmalıdır. Kimse Türkiye Devleti'nden büyük değildir, büyük olan Milletimizdir.

   Konumuzu ''çok önemli bir soru'' ile bitirmek istiyoruz. Farklı marka, aynı tip ürünler ne hikmetse farklı marketlerde kuruşuna kadar aynı olabiliyor, o zaman aklımıza şu soru geliyor. Bu kadar ''tesadüf'' nasıl oluyor? Rekabetin olduğu bir yerde kuruşuna kadar fiyatları aynı tutturmak, büyük başarı ve ilginç bir durum. Sizce de değil mi?

   Yazımızın sonuna yaklaştık, biraz uzun oldu gibi. Ama okurken sürükleyici olduğu için zamanın nasıl geçtiğini çoğunuz anlamadınız. Bu analizimiz Ülkemizdeki milyonların ortak sesi olmaya aday bir yazı olacaktır İnşallah. O yüzden bu yazıyı sizler gibi herkesin okumasını isteriz. Bunun için yazımızı okuduktan sonra tüm tanıdıklarınıza gönderirseniz ve sosyal medyada paylaşırsanız milyonlara niçin ulaşmasın?

   Ayrıca şunu da not olarak yazalım, dünyada amerikan parası doların hükmü yavaş yavaş azalıyor. O yüzden bu azalmanın önüne geçmek için doları, karşımıza dağ gibi sorun göstermeye çalışanlar olacaktır. Bunları fazla dikkate almayalım, çünkü biz büyük Türkiye'yiz. Birlikte daha büyük Türkiye'ye kavuşmak için hepimiz çok çalışmalıyız. Şimdiden herkese Teşekkür eder, başka yazılarımızda görüşmek üzere hepinize Saygı ve Selamlarımızı sunarız...



   Kaynaklar; wwwtrcooltextcom (resim), Dolar/TL, Biden Türkiye, senaryo planları nedir, onların planları, stokçuluk cezası, stokçuluk hapis, fahiş zam, fahiş zamlar, aşırı zamlar nedir, stokçuluk nedir, stokçuluk ne demek, fahiş zam yapanlara ceza, fahiş zam yapanlar, fahiş zam ceza, ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar, aşırı zam yapan toptancılara karşı öneriler, ÜLKEMİZ ÜZERİNDE PLANLAR NELER OLABİLİR, zamların kaynağı, STOKÇULUK YAPMAK, zamlar olmaması için öneriler, aşırı zam yapan marketlere karşı öneriler, tl kaç dolar yapar, dolar hangi ülkenin parası, karaborsacılık nedir, stokçuluk yapmak ne demek, stokçuluk yapmak suç mu, stok yapmak yasak mı, stokçuluk dinen caiz mi, stok yapmak yasal mı, fahiş fiyatlar, fahiş fiyat artışı, fahiş fiyat ve stokçuluk, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk, fahiş fiyat ve stokçuluğa karşı cezalar, fahiş fiyat ve stokçuluk cezaları, fahiş fiyat ve stokçuluğa ceza, haksız fiyat artışları, stokçuluğa karşı çalışmalar, stokçuluğa ve fahiş fiyata karşı denetimler, fahiş fiyat artışı ve stokçuluğa karşı tedbirler, stokçuluk ve karaborsacılık, market fiyatı, market fiyatları, market fiyati, pazar fiyatı, dolar tl, dolar kaç tl, altın fiyatları, dolar kuru, euro, borsa, usd, dolar ne kadar, ANALİZLER, stokçuluk yapanlara ceza.

30 Kasım 2021 Salı

Dolar, Stokçuluk, Perde arkası planlar ve Fahiş fiyatlar

   Bu yazımızı 10 gün önceden yazacaktık ama beklemeyi tercih ettik. Çünkü geçen hafta birilerinin dolara yaptığı manipülasyon karşısında, Devletimizin adım atmasını bekledik. 27 Kasım cumartesi günü Devlet Denetleme Kuruluna manipülasyonu araştırmak için talimat verildi, bizde yazımızı yazmaya karar verdik ve başlıyoruz yazımıza.

   Ülkemizin dünyadaki konum ve önemini iyi bilen küreselci dış güçler, art arda planlar yapıp, sahneye sürmektedir. Bunun en son örneğini geçen hafta gördük, döviz operasyonu ile. Hepinizin de yaşadığı gibi bir anda döviz artmaya başladı, garip bir şekilde. Peki bu döviz operasyonu basit bir para kazanma olayı mıydı? İlk bakışta öyle görülebilir ama detaya inince durumun hiç öyle olmadığı anlaşılmaktadır. Para kazanmaları ikinci, üçüncü hatta dördüncü amaçları. Asıl amaçları çok farklı, bu analizimizde derinlere ineceğiz. Unutmasınlar takip ediliyorsunuz, eskisi gibi bizler artık uyumuyoruz, dünyayı takip ediyor, hamleleri izliyoruz.

Dolar
Dolar Stokçuluk

   Bildiğiniz gibi bizler önce dünyada olanlara bakarız, sonra onun yansımaları ülkemizde nasıl oluyor onlara bakıp, ona göre analizler yazarız. Bu yüzden şimdi neler olmuştu, neler oluyor, neler planlanıyor onları maddeler halinde sizler için yazmaya başlayıp, sonrada kesin çözüm önerimizi yazacağız.

  NELER OLMUŞTU.

  İlk önce Amerika Başkanı Joe Biden, seçim zamanında ne demişti onları yazalım;

- Hemen Erdoğan'a çok farklı bir yaklaşım uygulamalıyız.

- Muhalif liderleri açıkça desteklediğimizi, göstermemiz lazım.

- Düşündüğümüz şeyle ilgili sesimizi yükseltmemiz lazım, bedel ödemeli!

Joe Biden
Joe Biden

- Onlarla direkt temasa geçip Erdoğan'ı yenecek duruma gelmeleri için, daha fazla verim almalı ve güçlendirmeliyiz görüşündeyim. Bunlar darbe ile değil, seçim süreci ile olmalı!

- Şu ana kadar onlara davrandığımız şekilde davranmaya devam etmeyeceğimizi anlamak zorundalar!

- Hava üslerimiz konusunda da endişeliyim. Bence bölgedeki müttefiklerimizle bir araya gelerek onun bölgedeki faaliyetlerini nasıl izole edeceğimizle ilgilenmek, bizim için son derece fazla iş olacak.

- Doğu Akdeniz'le ilgili endişeliyim!

Amerika
Amerika Biden

   Özeti bu şekilde olan konuşmada, her şeyi  aslında açıkça söylemiş. Ülkemize neler yapabileceği hakkında, gerisini sizlere bırakıyoruz.

   Konuşmanın videosunu internette kolayca bulabilirsiniz, biz videodan bazı resimleri ekledik yukarıya.

   NELER OLUYOR

   Şimdi neler oluyor, bölüm bölüm yazmaya başlayacağız.

   1) DOLAR OPERASYONUYLA GELEN ZAMLAR

   Son 11 gün içinde çok garip şekilde döviz fiyatları arttı. Bunun hemen peşinden doları bahane ederek zam yağmurları yapılmaya başlandı. Öyle garip zamlar var ki, mesela su ve yumurta. Sanki doğadan çıkan sular, dolardan güneş enerjisini alıyor, tavuklar ise yem olarak doları yiyorlar. Dolar yeter ki biraz artsın da, zam yapalım diyenler var. İşin daha garibi dolar tersine inmeye başladığı zamanlarda ise, ne hikmetse zamlar geri gelmiyor!

   Sıvı yağ fiyatları kısa sürede 2 kata yanaştı. Daha ayçiçeği hasadı yapılalı 2 ay oldu. O zaman soruyoruz, birileri stoklar mı yapıyor?

   Şeker ürünü bazı marketlerde çok az, fazla olan marketlerde ise fiyatlar % 20 ile % 30 arası artmış bir anda. Birileri stok mu yapıyor, yoksa neler oluyor?

   Bunlar gibi diğer gıda ürünleri de zamlandı. Bu zam sevdası nedir? Yarın işler kötüye gidince, devletten yardım istemeyi bilenler, eline fırsat geçti mi hemen zam yağmuruna niçin başlar, nerede sizlerde insaf?

   ÇÖZÜM YOLLARI

   Firmaların alış faturaları belli, onlara sıkı denetim yapılıp ani zam yapanlara gerekli cezai müeyyideler uygulanmalı. Gerekirse yıllık cirosu kadar, para cezaları kesilmelidir.

   Ayrıca gerekirse Türkiye'ye ancak yeten gıda ürünleri ve buna benzer ürünlerin ihracatı belli süre durdurulmalı. 

   Sebze halleri de sıkı denetim altına alınmalıdır, aşırı zamlara karşı. Yoksa bunlar seçim zamanı koz olarak kullanılacak, dolayısı ile ters teper. Aynen belediye başkanlığı seçimlerinde soğan, patates operasyonları gibi. O zamanda soğan ve patates içinde uyarılar yapmıştık, ama olan oldu. 

   Ayrıca poşet yasası ile ilgili zamanlama hatası vardı demiştik, ama oda oldu, ters tepti.

   2) STOKÇULUK HORTLATILMAYA ÇALIŞILIYOR

   İhracatın ve istihdamın artması için, üretimin artması lazım. Üretimin artması içinse, hammadde tedarikinde sorun olmamalı, fiyatlar uygun olmalıdır. Son zamanlarda duyduğumuz bazı durumlar var. Dolar operasyonundan sonra bu durumlar, daha da artmış piyasada. Nedir onlar, sırayla yazalım.

   Cam tedarikinde sıkıntılar ve fiyatları aşırı artırılmış. Soruyoruz, kimler stok yapıp, para üstünden para kazanmaya çalışıyor?

   Tekstilde konfeksiyonun hammaddesi kumaş, kumaşınki iplik, ipliğin ise pamuktur. Piyasada pamuk ve iplik fiyatları garip şekilde artmış. Kimler pamuk ve iplik stoku yapıyor diye sormak istiyoruz?

   Reklamcılıkta kullanılan hammadde ürünlerin, stoku yapılıyor diye duyuyoruz, piyasaya vermiyorlarmış. Kimler ve niçin stok yapma gereği duyarlar?

   Un fiyatlarında % 30-50 arası garip şekilde yapılan zamlar. Buğdaylar daha tarladan toplanalı kaç ay oldu? Birileri mi stokluyor, çaktırmadan?

   Gübrede dünyada artan fiyatlara ilaveten, yapılan zamların arkasında stok yapanlar mı var?

   Arabalar ile ilgili stokçuluk haberleri duyuyoruz. Zaten pahalanan araba fiyatlarını, birde stok yaparak kimler daha da yükseltmeye çalışıyor?

   Yem fiyatları niçin ilaveten artıyor, stokçulukla bir bağlantısı var mı?

   Kuru bakliyat ürünlerindeki aşırı fiyatların arkasında stokçular mı var?

   Yukarıda bazı örnekleri verdiğimiz hammadde ürünleri garip şekilde pahalandı ve bazılarını almak isteseniz de yok deniyor piyasada, birileri stoklama yapıyor. Amaç milleti yıldırıp, hükümete karşı kışkırtmak. Bunu 2023 seçimlerine kadar çok uygulayacaklar.

   ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

   1) Devlet bu stokçuluk yapanlara en ağır ceza yaptırımını uygulamalı (5 yıl kendi ve tüm ailesi ticaretten men edilmeli, bu durum düşünülebilir). Firma ve fabrikaları gerekirse 5 yıl devlet yönetebilir. 

   2) Kimsenin Devletten ve Milletten büyük olmadığını, herkes iyi anlamalıdır. Yoksa bizleri 1 kuru ekmeğe bile acımadan, muhtaç etmeye çalışırlar (Firma sahipleri ve genel müdürlerine hapis cezası olmalı ki, kimse bir daha stokçuluğu aklının ucundan geçiremesin).

   3) Ürünlere fabrikadan çıkarken sabit etiket vurulmalı, satışı bitene kadar değiştirilmemeli.

   4) Bir veya 2 hafta dükkan kapatma cezası.

   5) Gerekirse halka büyük zamlara sebep olacak tüm market ürünlerinin ihracatı % 50 azaltılmalı.

   Ayrıca karaborsacılık, stokçuluk (malı saklayıp, piyasaya sunmayıp sonra fiyatının aşırı artmasını sağlamak) dinimizde haramdır. Toplumun ihtiyacı varken, piyasaya mal satmazsa bu kazanç haram olur. Bu haramı yapanların kazandığı paralarda, onları mutlu etmez. Bir Hadis-i Şerif'te Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur. 

   - Bir kimse Müslümanların yiyeceğini depolar, ve onları piyasaya sürmezse, Allâh-u Teala onu cüzzam hastalığı ve iflasla karşı karşıya getirir.

   Bu Hadis-i Şerifi gördükten sonra stokçuluk yapıp, her şeyi pahalı satmak isteyen varsa, olacaklara hazır olsun.

   3) İLGİNÇ SOKAK RÖPORTAJLARI

   Son zamanlardaki sokak röportajlarına dikkat. Geçen bir röportajda direkt şu soru soruluyor millete. Ekonomi nasıl düzelir? Soru çok profesyonel, direkt nokta atışı soruluyor. Sanki 20 yıl önce ekonomi çok çok iyiydi, şimdi kötü! Bu soruyu birileri direkt sorduruyorsa millete, demek ki bazı ajanslar şimdiden ''Pr çalışmalarına'' erken başlamışlar.

   Başka bir sokak röportajında ise birisi diyor ki, Ben  Avrupa'ya gidip bir kaç ay çalışarak altıma evde alabilirim, arabada. Burada ise bir kaç ay çalışarak ancak ailemle yemeğe gidebilirim.(Bu sözleri doğru sayarsak Almanya ve Fransa'da yaşayan gurbetçi vatandaşlarımızın her birinin 100'er tane dairesi olması lazım. Sorar mısınız tanıdıklarınıza, kaç tanesinin bırak 100 tane dairesi, 2 tane daireleri var mı ?) Bu sözler çok profesyonelce söylenmiştir. Hiç yurt dışını bilmeyen 1000 kişiden 1-2 kişi inansa yeter onlar için. Çünkü bu tür pr çalışmalarının amacı, her çalışmada bir kaç kişiyi ikna etmektir. Bunu her ilde, her ilçede ve her gün yaptıklarını düşünün. Böylece 1 yılda 1-2 milyon kişiyi ikna edebilirler, belki de daha fazla kişiyi.

Stokçuluk
Stokçuluk

   

   ARKA PERDELERDE NELER PLANLANIYOR

   Piyasada görülmeye başlanan PR çalışmalarına basit bir durummuş gibi bakmayalım, çok profesyonel durum bunlar. Çünkü zamanında Abdülhamid'e de benzer pr çalışmalarını yapmıştılar. Sonunda ne oldu? Yaklaşık 7 milyon km2 Osmanlı toprağından o gittikten sonraki 10 sene içinde, sadece 780.000 km2 kaldı elimizde, yani % 89 toprağımız gitti. Küreselci akıl, basit işlerle, büyük planların alt yapısını hazırlar, bunu hiç bir zaman unutmayalım. 

    Kısacası olanla ölmüş, bitmiştir. Biz geçmişte olanları unutmadan, geleceğe odaklanalım. 2023 Türkiye için çok önemli yıldır. Bizden ziyade dünyadaki mazlum insanlar ve Müslüman ülkelerin çoğu Türkiye'nin 2023 virajında ne yapacağını merakla bekliyor. Bu virajdan ülkemiz emin adımlarla çıkarsa, buna en çok üzülecek olan küreselcilerdir. Çünkü güçlü Türkiye'nin daha da güçlenmesi, onların zayıf ülkelerde yapacakları operasyonlara engeldir. Türkiye'yi büyük engel olarak görmektedirler ve 2023 için şimdiden, her türlü pr çalışmalarına başlamışlardır.

   Diyebilirsiniz, Türkiye için şimdiki planları nedir? Eğer Türkiye'yi dize getirirlerse ülkemizi 3 parçaya bölme planları var. Yani Suriye'den daha kötü duruma düşürme planları var ajandalarında. Bununla ilgili haritalarda önceden internete düşmüştü. Biraz araştırırsanız bu haritaları sizlerde bulup, görüp, bakabilirsiniz. Ayrıca Amerika'nın Yunanistan'da, Irak'ta, Suriye'de dizdiği askeri mühimmatlar neyin habercisi, biraz düşünelim. Keyfine bu kadar masraf yapıp, bunları buraya getirmiyor, değil mi?

Yunanistan
Yunanistan Amerika Üsleri

   Ayrıca küreselci üst akıl, dünyayı robotik insanlıkla yönetmek için, her türlü planları yapmış durumda. Dünyada ortak kullanılan tüm ham maddelerdeki fiyatları (gıda, benzin, doğalgaz, gübre..vs..) bilerek bu güçler yükseltiyor. Adeta dünyayı insanlara dar edecekler. Yani bir bakıma ''ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek'' istiyorlar bizlere, hayatı pahalı yaparak.

   Kısaca bizlere demek istedikleri şöyledir; 

   Ya bizim dediğimiz kurallarla bu dünyada yaşarsınız, yada hastalıklar ve hayat pahalılığı ile bu dünyada cebelleşip durursunuz. O yüzden tüm dünya insanlığı uyanık olmalı, yoksa yaşam özgürlüğümüz adım adım elimizden alınacak! Aldığımız nefesin bile hesabı sorulmaya başlanabilir belki de ileride, sen çok nefes aldın, öteki az aldı diye. Dolayısı ile bunun bir vergisi olmalı, ödeyin diyebilirler. Bu yazdığımıza çoğunuz gülmüş olabilirsiniz, ama birileri bizleri tek noktadan korkuyla kontrol etme planları yapıyorsa, halimize hiç gülmeyelim. Sonra bunlar başımıza gelirse, önceden hiç duymamıştık diyemezsiniz.

   Bizlere düşen görevler, tüketmek için büyük miktarlar da  üretmeliyiz. Allah'a çok ibadet edip, bol dua etmeliyiz. Bunları hiç bir zaman unutmayalım. Ayrıca şu Ayet-i Kerimenin mealini hep hatırlayalım.

- Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.

   Ayrıca bir taraftan da din konusunda bilmedikleri konular üzerinden bizleri adeta sabırla sınıyorlar. Bunun en son örneği Diyanet İşleri Başkanımızın söylediği Hadis-i Şerif üzerine oldu. Ebû Hüreyre'nin naklettiği Hadis-i Şerif'e Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur;

 - Her doğan fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi yahut Hristiyan veya Mecûsi yapar.

   Daha bunun Hadis-i Şerif olduğunu bilmeyen yüksek rütbeli kişiler! kalkıp ta ithamlarda bulunuyorlar. Toplum olarak bizi nereye götürmek istiyorlar, farkında mıyız? Bizi her yönden ablukaya mı almaya çalışıyorlar?

   KESİN ÇÖZÜM ÖNERİMİZ ve DEVLETE ÖNERİLERİMİZ

   Analiz yazımızın sonuna gelirken asıl konumuz olan dolarla ilgili neler yapılmalı, buna bakmak lazım. Bankalarda firmalar ve milletimizin yaklaşık 235 milyar dolar parası var, bir bakıma atıl olarak duruyor. Ve bu para önümüze sert bir kaya gibi hep engel olarak çıkıyor. Bununla ilgili kesin çözüm önerimizi, 5 ay öncesinden bir analiz yazımızda yazmıştık. Bu yazımızı tekrar okumak için şu linkimize bakabilirsiniz. Bu önerimizin yanında şunları da Devletimiz ilaveten yapabilir, eğer birileri manipülasyona devam ederse.

a) Ticaretle uğraşanlar hariç, dolar kullanılmasın.

b) Dolar belli bir fiyatta sabitlensin ve her ay enflasyon oranında artsın.

c) Dolar operasyonunu yapan kim olursa olsun (banka, holding, firmalar) hepsini Masak incelemeye almalı, DDK denetleme yapmalı. Dolayısı ile kimse manipülasyon yapmaya cesaret edememeli.

   Yazımızın sonuna gelirken, sizler için hazırladığımız bu analiz yazımızı devletimizin üst kademelerinin de okuması dileklerimizle hepinize Saygılar sunarız. Başka bir yazıda görüşmek dileğiyle herkese sağlıklı ve mutlu günler dileriz...



   Kaynaklar; wwwdiyanetgovtr, wwwyoutubecom, wwwtwittercom, Dolar/TL, Biden seçim zamanı ne demişti, DOLAR, dolar operasyonu, PERDE ARKASI PLANLAR ve FAHİŞ FİYATLAR, stokçuluk zamları, döviz operasyonu, karaborsacılık dinen nedir, karaborsacılık dinimizde nedir, sokak röportajı, sokak röportajları, stokçuluk haram mıdır, karaborsacılık nedir, dolar hangi ülkenin parası, stokçuluk yapmak ne demek, stokçuluk yapmak suç mu, stokçuluk dinen caiz mi, stok yapmak yasal mı, fahiş fiyat artışı, fahiş fiyat ve stokçuluk, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk, fahiş fiyat ve stokçuluğa karşı cezalar, fahiş fiyat ve stokçuluk cezaları, fahiş fiyat ve stokçuluğa ceza, haksız fiyat artışları, stokçuluğa karşı çalışmalar, stokçuluğa ve fahiş fiyata karşı denetimler, fahiş fiyat artışı ve stokçuluğa karşı tedbirler, stokçuluk ve karaborsacılık, joe biden'den türkiye ile ilgili skandal sözler, joe biden'ın sözleri, joe biden'ın açıklamaları, joe biden'dan skandal sözler, market fiyatı, market fiyati, market fiyatları, pazar fiyatı, dolar tl, dolar kaç tl, altın fiyatları, dolar kuru, euro, borsa, usd, dolar ne kadar, ANALİZLER, fahiş fiyatlara karşı öneriler.

Öne Çıkan Yayın

Kıyamet Alametleri Nelerdir, Kıyamet Alametleri Madde Madde