Bugünkü yazımızda büyük bilge insandan bahsedeceğiz. Kendisi güldürürken bizleri düşündüren, Türk ve İslâm düşünürüdür. Evet hepinizin de kolayca tahmin edebildiği gibi bu kişi, Nasreddin Hoca'dır.
NASRETTİN HOCA'NIN HAYATI KISACA
Nasreddin Hoca 1208 yılında Eskişehir'in Sivrihisar ilçesine bağlı eski adı Hortu Köyü, yeni ismi ''Nasreddin Hoca Beldesi'' olan yerde doğmuştur. İlk bilgilerini din görevlisi olan babasından öğrenmiştir. Sivrihisar ve Konya medreselerinde eğitim almıştır. Kendi köyünde ve Sivrihisar'da imamlık ve vaizlik yapmıştır. Bilgisini daha çok artırmak amacıyla Akşehir'e gidip eğitimi bitince buraya yerleşti. Asıl görevi hocalık olmasına rağmen katiplik, müderrislik, kadılık ve mahkemelerde bilirkişilikte yaptı. Kimi zamanlarda ise geçimini çiftçilik, bahçıvanlık ve pazarcılıkla sağladı.
Nasrettin Hoca Sivrihisar |
Nasrettin Hoca |
NASRETTİN HOCANIN ÖZELLİKLERİ NELERDİR
- Mizah adamıdır.
- Güler yüzlü, tatlı bir insandır.
- Büyük düşünür olup düşünerek insanları güldürmeye sevk etmiştir.
- Keskin zekasıyla hazır cevaptır.
- Bilgilidir ama hiç bir zaman bilgiçlik taslamamıştır.
- İyi bir öğretmendir.
- Kalp kırmaz.
- Akıllı ve bilge insandır.
- Gönül adamıdır.
- Toplum insanıdır, hep halkıyla iç içe olmuştur.
- İnsanlara yol gösteren bir önderdir.
- Hoşgörülüdür.
- Merhametlidir.
- Zor zamanların insanıdır, millete neşe vermiştir.
- Eleştirileri zekice yapar, kimseyi gocundurmamıştır.
- Kendine özeleştiri yaparak, olgunluk göstermiştir.
- Abartılı ve hayalici değildir.
Nasrettin Hoca Akşehir |
- Fıkralarda asıl konu insandır.
- İnsanın gülünç tarafları, yanlışları, zaafları, hataları, sakarlıkları ve çaresizliği ele alınır.
- İnsan ilişkilerindeki bazı sorunlar üzerine durulur.
- İnsana, topluma, çevreye ve diğer varlıklara karşı saygı ve sevgi esastır.
- Alaycı ve küçük düşürücü bir tutum olmaz.
- Eleştirilerle yol gösterilir.
- Bütün dünya insanlarının sorunlarını fıkralarında işler.
- Fıkralarda ahlaki kurallara sıkı sıkı bağlıdır, ayıplı ve küfürlü cümleler yoktur.
Hocanın fıkraları 15. yüzyıldan itibaren sözlü kaynaklardan yazıya geçirilmeye başlanmıştır. Bu fıkralar ilk kez 1837 yılında İstanbul'da ''Letaif'' adıyla basılmıştır. İlk resimli Nasreddin Hoca kitabı ise 1869 yılında yayımlanmıştır. 1968 yılındaki bir derlemede Nasreddin Hoca'nın 445 fıkrası yer almıştır. Unesco 1996 yılını, Nasreddin Hoca Yılı ilan etmiştir. Böylece dünyada daha çok yaygınlık kazanmıştır.
ÖNEMLİ FIKRALARINDAN BAZILARI
- Ya Tutarsa.
- Sakal.
- Bahşiş.
- İpe Un Sermek.
- Hırsızın Hiç mi Suçu yok.
- Parayı Veren Düdüğü Çalar.
- Ye Kürküm Ye.
- Eşek.
- Kim daha büyük.
- Taşınma.
- İnanmazsanız ölçün.
- Kazan doğurdu.
Hoca'nın hanımı bir gün, büyük bir kazana ihtiyaç duyar. Ama evlerinde uygun bir kazan bulamaz.
Hanımı Hoca'ya;
- Efendi, git de komşudan kazan isteyiver, der. Hoca komşunun kapısını çalar. Kapı açılınca Hoca ezile büzüle:
- Komşum, şey, şu sizin kazanı bize ödünç verebilir misiniz? Hanım bulgur kaynatacak da, der. Meğer hocanın komşusu cimrinin birisiymiş.
- Veririm Hocam, veririm. Ama işi bitince hemen getir, diye Hoca'yı sıkı sıkı tembihler.
Hoca bu sözden çok incinir ama hiç belli etmez. Hoca'nın hanımı işi bitince Hoca'ya kazanı verir:
- Tamam bey, kazanın işi bitti, geri götürebilirsin, der.
Hoca kazanın içine bir tencere koyarak komşusunun evine gider. Komşusu kazanın içindeki tencereyi görünce merakla sorar:
- Hayrola Hocam! Bu tencere de ne böyle?
- Hiiç! Senin kazan doğurdu da, diye cevap verir Hoca.
Bu sözleri duyan cimri komşunun sevinçten gözleri parlar. Tencereyi de kazanı da alır, teşekkür bile etmez.
Aradan epey bir zaman geçer. Hoca tekrar kazana ihtiyaç duyar. Komşusuna gidip kazanı ister. Komşusu, ''Galiba bizim kazan tekrar doğuracak'' diyerek sevinerek hemen kazanı Hoca'ya verir. Aradan günler, haftalar geçer ama Hoca kazanı geri götürmez. Açıkgöz komşusu kaygılanır.
'' Umarım kazana bir şey olmamıştır'' diye düşünür. Gider, Hoca'nın kapısını çalar.
- Hocam, hani şu benden aldığın kazan var ya. Onu geri alabilir miyim? diye sorar.
Hoca üzgün üzgün bakar.
-Ah komşum ah! Üzülmeyesin diye gelip söylemedim. Başın sağ olsun, senin kazan öldü, der.
Komşusu öfke ve şaşkınlıkla sorar:
- Aman Hocam! Güldürme beni, kazan hiç ölür müymüş? Hoca komşusuna gülümseyerek bakar ve şu cevabı verir:
-A benim akıllı komşum! Kazanın doğduğuna inanıyorsun da, öldüğüne neden inanmıyorsun?
Kazan Doğurdu |
Kaynaklar; wwwgooglecom, wwweskisehirktbgovtr, wwwaksehirgovtr, wwwkonyakulturgovtr, Nasrettin Hoca kimdir, Nasreddin Hoca nerede doğdu, NASRETTİN HOCA NERELİ, Nasrettin Hoca nerede doğdu, nasrettin hoca kimdir nerelidir, nasreddin hoca kimdir, Nasreddin Hoca nerede vefat etti, NASRETTİN HOCA NEREDE DOĞDU, Nasrettin Hoca fıkraları, Nasreddin Hoca nereli idi, nasreddin hoca nerede doğdu ve öldü?, nasreddin hoca nerede doğdu ve nerede öldü?, nasreddin hoca nerede doğdu ve oldu, nasreddin hoca nerede dogdu, nasreddin hoca nerede doğmuştur, nasreddin hoca doğum yeri, nasrettin hoca nerede doğmuştur, nasrettin hoca nerelidir, nasrettin hoca'nın 445 fıkrası nedir, nasrettin hoca nerede yaşıyor, nasrettin hoca hangi yılda doğmuştur, nasrettin hoca kaç yaşında vefat etmiştir, nasrettin hoca'nın doğum yeri neresidir, nasrettin hoca ne zaman doğmuş, nasrettin hoca doğum tarihi, nasrettin hoca'nın doğum tarihi, nasrettin hoca nerede yaşamıştır, nasrettin hoca kimdir kısaca ve öz, nasrettin hoca'nın fıkrası, nasrettin hoca'nın kısaca hayatı, nasrettin hoca'nın hikayesi, nasrettin hoca'nın kısa bir fıkrası, nasrettin hoca'nın komik fıkraları, nasreddin hoca fıkraları, ÖNEMLİ BİLGİLER, Nasrettin Hoca nereliydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder